1
Ah sen yaprak gözlü çiçek bakışlı kız
baharın bin bir gülünden bir tanesi
seni gördüm sende fecri gördüm
nice fecr öncesi seni düşümde gördüm
senin gülüşünde gördüm özlediğim baharı
ve nicedir beklediğim şafağı gördüm
Ah sen su edalı yağmur yürüyüşlü kız
gelincik kadar titrek, nilüfer kadar sakin
deniz kadar masum, kumsal kadar şuh
sesin ırmak şırıltısı, kokun bahar rüzgarı
ummuştum ki yunayım senin pak ikliminde
arınayım zift karası günahlarımdan
ummuştum ki senin caziben tutsun
bu serseri yıldızı yörüngelerde
Ah sen kozasını bozmamış ipek böceği
kanadı ıslanmamış narin kelebek
bir atlas cennet taşırsın gömleğinde
fistanın kitaptan ayetler okur
kıvrımları şeytanın maiyyetinde
gözlerin sanki tuba tohumu
cehenneme çağıran dudaklarındır
caiz mi cennette yalnız yolculuk
beni bırakıp da araf gününde
reva mı buseni benden saklayıp
istihza bırakmak anı olarak
2
Ben örümcek sabrında beklerken seni
yolun geçmedi ağlarımdan hiç
her köşe başında seni gözledim
seni yaşadım ölümlerimde
hep seni anlattım loş odalara
buzlu ve karanlık yurt akşamlarında
metro duraklarından yardım dilendim
seni saklar olmuştu bulvarlar
nefret eder oldum arabalardan
ki sen binerdin ve kaybolurdun
Boşluğa germişim yine okumu
talih perilerine küfretmekteyim
3
Sende saklı sanırdım bu bilmecenin
yıllardır aradığım püf noktasını
tenini gözümden saklayan kumaş
hilkatin sırlarını taşır gibiydi
yer yer o kumaşı geren bedenin
firdevsin rüyama düşen remziydi
gelişlerin defterin sağdan verilişi
her gidişin sanki sırattan düşmek
hitabın gönlüme bahar muştusu
sitemin bağrıma basar cemreler
farkında olsaydın bir lahza keşke
titretirken iremden şehirlerimi
Sıtma tadında depremlerinle
kanadı çırpma güzel kelebek
fırtına sende değil bende kopacak
Beatrice olabilirdin Margaret oldun
zamana lanetim senin yüzünden.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder